PORTFOLYO HAKKINDA

Medyasoft tarafından düzenlenen Adobe Creative Suite CS5 Lansman Partisi 14 Nisan Çarşamba akşamı Santral İstanbul’daki Otto Restaurant‘da yapıldı.

CS5 yeni özelliklerini kısaca gördüğümüz parti güzel geçti. İnanılmaz özellikler eklenen photoshop herkesi şaşırttı. Pek çok programdan bahsettiler ancak Fireworks’den eser yok! Ben hep fireworks kullandığım için yeni versiyonu bekliyorum.

Lansmanda özetlenen 10 özelliği videoya aldım.


» Youtube sayfasında aç

Adobe CS5 Lansman Fotoğrafları

Gösterilen: 1-9 Toplam Fotoğraf: 35
P4141090.JPG P4141091.JPG P4141093.JPG P4141096.JPG P4141098.JPG P4141102.JPG P4141103.JPG P4141107.JPG P4141109.JPG

Bu yazı toplamda 575, bugün ise 0 kez okundu.

Olympus Pen E-PL1 deneyimi

Ömer ARI @ 14 Nisan 2010

Olympus Pen seri fotoğraf makineleri ilk olarak 1959 yılında çıkmış.O günden bugüne birkaç bazı değişimler geçiren pen serisi 2009 yılında dijital slr halini almış. Pen serisinin ilk dijital slrsi olan Olympus Pen E-P1 modelinin dpreview sitesindeki incelemesini gördüğümde bu makineye hayran kalmıştım.

2003 yılından beri kullandığım ve hala canavar gibi çalışan Olympus C5050 modelinden sonra daha hızlı ve slr bir makine almayı düşünüyordum. Bilindiği gibi Nikon ve Canon gibi herkesin elinde profesyonel dijital fotoğraf makineleri var. Ben böyle kazulet makinelerden hoşlanmıyorum, taşıması bir dert, kullanması bir dert. Fotomuhabir olmadığım için çektiğim fotoğrafların kendi zevkime hitap etmesi yeterli. Kime neyi gösteriyoruz? Neyse, ben de küçük, hafif, kullanışlı, özellikleriyle yeterli bir makinem olsun istiyordum. Bu arayışlar sürerken Olympus yine kendini gösterdi. Kompakt değil, SLR değil, o bir PEN. Şimdi kısaca pen serisinin hikayesine göz atalım… The PEN Story


» Youtube sayfasında aç

Olympus Türkiye’de güzel bir tanıtım sayfası hazırlamış: Efsane geri döndü!

Olympus PEN EP-1 ilk çıktığında Amerika fiyatı 1100$ civarındaydı. Malum, memleketimizin güzide mağazalarına gelmesi de baya sürdü ve geldiğinde alınamaz fiyatlardaydı. Ben ümidimi kaybetmeden beklemeye ve araştırmaya devam ettim. Bekleyiş sürerken 2009 sonlarına doğru pen serisine yeni bir kardeş geleceği duyuruldu, Olympus PEN EP-2.  Görünümde ufak değişiklikler ve bazı iyileştirmelerle gelen EP-2 ile daha da heyecanlanmıştım.

Çince siteleri mi gezmedim, inceleme sitelerine mi bakmadım, gezmediğim web sitesi kalmadı. Herşeyiyle aradığım makinebu diyordum. İş yine bütçeye kaldı, P2 de 1000$ seviyelerindeydi. Fiyatı yüksek… Kimle konuşsam “O makineye o kadar para verilir mi? Git Nikon al” deyip durdular. Günler geçti, bir de baktım Olympus uygun fiyatlı PEN serisini çıkarıyormuş: Olympus PEN EPL-1. Ve bu makine sadece 599$…


» Youtube sayfasında aç

Olympus PEN EPL-1

Olympus PEN EPL-1 ilk incelemesi yine dpreview sitesindeydi ve örnek fotoğraflar beklentilerimi karşılıyordu. Fiyatı 599$ olan bu makineyi almak için artık tek beklediğim şey Amerika’dan gelecek bir tanıdıktı. Türkiye Olympus‘a sorduğumda Nisan ayında gelebilir demişlerdi ve fiyatı belli değildi. Şanslıyım ki Mart  ayında Amerika’ya giden bir arkadaş dönüşte getirdi. Amazon’dan sipariş ettim ve 599$ + 16 GB sd kart ile 647$’a makineye kavuştum.

Olympus PEN EPL-1′a 21 Mart’ta Sapanca’da kavuştum. Çektiğim ilk fotoğraflar ve makinenin özelliklerini denediğim ilk kareler de buradan. Örnek fotoğraflar ve video aşağıda yeralıyor. Makinenin özelliklerini anlatan güzel bir web sitesi mevcut: Yeni Nesil Sistem Fotoğraf Makinesi – PEN

Not: Gönderdiğim şu fotoğraf siteye kabul edilmiş (;

Sonuç

21 Marttan beri kullandığım ve ha bugün ha yarın diyerek bir türlü yazamadığım yazımı yazdım çok şükür. Toparlayacak olursam makine tahmin ettiğim gibi hafif ve kullanımı rahat. Efektler çok başarılı ve fotoğraflar daha başka oluyor. 14-42 mm lens genel ihtiyaçlar için yeterli. Diğer ekipman için para biriktiriyorum (; Kısacası iyi ki almışım bu makineyi…

Artılar

+ Hafif ve küçük, daha ne olsun? Kamburunuz çıkmayacak! Sırt çantası taşımanıza gerek kalmayacak (;
+ Pil ömrü yeterli
+ Fotoğraflar kaliteli, renkler iyi
+ Sanat filtreleri çok başarılı, iğne değiliği ve diorama olayına takmış durumdayım
+ Dahili flaş. Transformers gibi çıkıyor flaş (; ki ben onu tavana yansıtıp süper fotoğraflar çekiyorum…
+ HD filmde sanat filtresi kullanabiliyoruz
+ Lens değiştirebildiğimizi söylememe gerek yok aslında
+ Hızlı
+ Özellik fazlalığı var (;
+ Fiyat bu makine için çok iyi. Canon G11 mediamarkt’da kaça satılıyor haberiniz var mı?
+ Yurtdışından alınmış bile olsa uluslararası garanti ile Olympus Türkiye garantisi altında

Eksi gibiler

- Karanlık ortamda zoom yaptığınızda aut0 focus sapıtabiliyor
- Paket içeriğinde hafıza kartı yok
- Boyun askısının malzemesi kötü
- Türkiye’de aksesuar bulma zorluğu

Olympus PEN E-PL1 HD Video


» Vimeo sayfasında aç

Olympus PEN E-PL1 Örnek Fotoğraflar

Gösterilen: 1-9 Toplam Fotoğraf: 34
P3210173.JPG P3210174.JPG P3210175.JPG P3210176.JPG P3210177.JPG P3210178.JPG P3210193.JPG P3210203.JPG P3210225.JPG

Bu yazı toplamda 566, bugün ise 1 kez okundu.

iMac 27 inc RAM Upgrade

Ömer ARI @ 12 Nisan 2010

iMac 27 inç 4GB ram ile geliyor. Parallels Desktop ve diğer uygulamalar aynı anda açıldığında ram çok yetersiz kalıyordu. Geçtiğimiz aylarda soruşturduğumda PUPA‘nın elinde henüz ram olmadığını öğrendim. Biraz bekledikten sonra ARTI Apple Premium Reseller ile haberleştim. Trafikli bir Şişli yolculuğu ardından dönüşte yediğimiz Bafra Pidesinden sonra masa başına geçip aldığımız 2x2GB rami sisteme dahil ettik ve şimdi 8GB ramimiz var.

Ramler 2x2GB alındı. Tek 4 GB olanların fiyatı iki katından fazla!

Kasanın hemen altında üç vidayla tutturulmuş kapağı açtığımızda 4 slot görüyoruz. Boştaki 2 slota taktık ramleri.

iMac 27 inc ram ugrade


» Youtube sayfasında aç

Bu yazı toplamda 304, bugün ise 0 kez okundu.

iMac 27 inç deneyimi

Ömer ARI @ 22 Aralık 2009

iMac? Mac OS?

PC kullanmaya başlayalı 11 yıl olmuş. Windows 95, 98, Me, XP, Vista ve son olarak Windows 7 kullandım. Uzun zamandır Mac kullanabilir miyim diye düşünüyordum. Bugünlere kısmetmiş. İşyerinde beni kırmadılar ve yeni çıkan 27 inç iMaclerden aldılar. İlk lansman yapıldığında apple.com sitesindeki tanıtım videosu büyüleyiciydi. Bu iMac’in Türkiye’deki ilk kullanıcılarından biri olmak büyük keyif. Bu kadar kısa sürede “dönüşüm”ün mümkün olacağını beklemiyordum. Hemen hemen herşeyi kullanıma hazır ve Parallels Desktop ile windows üzerindeki herşeyi kullanmak da mümkün.

iMac

iMac 27 inç nedir?

27 inç Led Monitör

Öncelikle şu videoyu izleyin, herşeyi anlatıyorlar. Bana söyleyecek fazla söz kalmıyor.

http://www.apple.com/imac/the-new-imac/

Her çıkardıkları ürünle “yeni” bir teknolojiyi bize sunan apple şimdi de 27 inç led monitör ve multituch mouse ile harika bir iMac tasarlamış. Monitörü övmek için fazla söze gerek yok. Led teknolojisinin parlak ve rengarenk görüntüsü, sunduğu 2560×1440 çözünürlük gözlerinizi yuvalarından çıkarabilir. Maksimum ışığı açtığımda gözlerim kamaşıyor (;

Forester bagajından bize gülümseyen iMac (;

IMG_1286

Magic Mouse

Mouse alışık olmadığım bir mouse. 4-5 yıldır Microsoft 5 tuş mouse kullanıyordum. Hızlı ve bol butonlu bu mouselarla iş görüyordum. Magic Mouse multituch özelliği ile sol sağ tıklama ve her yöne kaydırma işlemini basit bir şekilde yapabiliyor. Scroll yapmak işkence değil artık. iPhone kullanımından gelen bir aşinalık var bu kaydırma özelliğine. Ekran çözünürlüğü yüksek olduğu için köşelere ulaşmak kimi zaman zahmetli oluyor (;

imac-mouse

Aşağıda gördüğümüz kutu içeriği malesef Türkiye için henüz geçerli değil. Malum biz Q klavye kullanan bir milletiz, bu nedenle henüz wireless Q klavyeler ulaşmamış Ocak ayında gelecekmiş gerçek klavyem. Şimdilik kablolu klavye kullanıyorum.

Desktop klavyesinden sonra bu klavye alışma sürecinde zorlanacağımı düşünmüştüm. Kocaman butonlarla dolu klavye kullanmaya çok alışmışım ama bu klavye çok ergonomik ve kullanışlı. Yaşadığım tek sorun windowsta alıştığım harf kombinasyonlarında çıkardığım özel karakterlerin bu klavyede farklı olması. Mesela @ işareti için #+Q ya basıveriyorum ve anında pencere kapanıveriyor. Bu programdan çıkış komutu. @ işaretini alt+Q ile çıkarmayı yakın zamanda öğreneceğimi düşünüyorum (;

iMac27

Kurumlumdan sonra görüğümüz gibi 24 inç BenQ monitör yanında ufak kaldı. Bu monitörün de incelemesini sizinle şu yazımda paylaşmıştım.

http://www.portfolyo.com/2008/08/06/benq-v2400w-lcd-monitor/

IMG_1288

Odanın eski halinide göstereyim, çift monitör kullanma ve masaüstünün işgali sona erdi. Son durum ne mi? Onu da yakın zamanda fotoğraflayıp paylaşırım.

masaustu

Parallels Desktop ve Windows 7

Parallels Desktop yazılımıyla kurduğum sanal windows 7 üzerinde istediğim herşeyi yapabiliyorum. Bilgi İşlem Yazılım Grubunda asp.net kodlarını Microsoft Visual Studio üzerinde kodladığımız için ve bu programın Mac versiyonu olmadığı için ilk başta baya tereddüt yaşamıştım. Düzgün çalıştırabilecekmiydim? Ama hiçbir sorun yok. Parallels Desktop ile program çalıştırmayı bırakın, masaüstlerini ortak kullandığım gibi mac os arayüzünde program pencerelerini açıp kullanabiliyorum. Visual Studio, IIS vs… Sorun olmaktan çıktı. Zaten bir tasarımcı olarak kullandığım programlar ve daha fazlası Mac versiyonlarda mevcut. Kullanamadığım tek yazılım olan Visual Studio da artık “kullanılabilir” (;

iMac kullanmaya başlayalı henüz 5 gün oluyor. Şu ana kadar Adobe, Google, Microsoft Office programları, exchange hesaplı mailler, ftp, mozilla ve eklentileri ve hatta torrent bile sorunsuz çalışıyor. Remote desktop ile windows makinelere erişimde hiçbir sorun olmadığından genel windows müdahaleleri gerektiğinde farklı makinelere de rahatça ulaşabiliyorum.

Açıkcası iMac’in restart edilmeden ne kadar dayanacağını merak ediyorum. Açılan uygulamalar tepside güzel güzel duruyorlar. Kapatana kadar da sizi rahatsız etmiyorlar. Sorun olabilir diye düşündüğüm Active Directory erişimi ve diğer pclere network bağlantıları da sandığım kadar sancılı olmadı. Hakkında hiçbirşey bilmeden biraz kurcalayarak bağlantıları yaptım. Aklıma evde fotoğrafları eşimin laptopuna aktarmak için vista üzerinde ne kadar uğrştığım geldi. Canım vista ve ağabeyi windows 7 ye güzel bir elveda demiş bulunuyorum… Gayet güzel bir elveda…

Genel değerlendirme

Tüm testleri yaptığım ve herşeyinden anladığım için bu yorumları yapmıyorum. Ekran kartını denemek için bir Call of Duty kuramadım henüz. 1 TB HDD üzerinde kopyalama işlemlerindeki hızı farkettim ama. Şu kısacık iMac kullanım tecrübelerimle biraz yorum yapmak istiyorum. Mac grusu değilim, yorumlarımı bir mac acemisinin yaptığını göz önünde bulundurun.

imac 27 inç

+ Tasarım
+ Ekran muhteşem – 2560 x 1440 çözünürlüğü ya rüyanızda görürsünüz ya da bir iMac 27 inç alırsınız. Olay televizyon kadar monitörün karşısına geçmek değil elbette, bu çözünürlükte sağda visual studio, solda CSSEdit, altta ıvırtı zıvırtı (itunes giriyor bu başlık altına) derken heryeri dolu dolu kullanabiliyorum.
+ Herşeyin monitör arkasında olması müthiş yer kazandırıyor. Monitöre takılan iki kablo var elektrik ve ağ kablosu. Evet şaka değil ;p Wireless hızımız iyi olsaydı onu da takmayıverirdim…
+ Magic Mouse bir devrim. Kullanımı çok kolay ve scroll kabiliyeti çok başarılı. Microsoft mouselarında seçili olmayan alanlarda scroll yapamama sorunu bunda yok. Arkada ne varsa evir çevir…
+ Sessiz. Hırıldayan, titreyen, kıpırdayan bir yeri yok (;
+ Hızlı cevap veriyor, cevap veremediğinde sizi delirtmiyor (;

- Biraz pahalı (; Aslında benim görüşüm bu fiyatın normal olduğu yönünde. Şöyleki şu tırişkadan desktop bile 1700$ + kdv iken bu cihazın 1700€ + kdv olmasına şaşırmamak gerekiyor. Aradaki fark euro – dolar uçurumu… Burası Türkiye, burdan çıkış yok! Çok şükür bunu lüks tüketim diye %25 kdv almıyorlar.
- Windows karmaşıklığı yok. Böyle olunca ne yapacağınızı uzun uzun aramak zorunda kalmıyorsunuz, daha nereleri tıklayıp hangi ayarları kurcalamam gerekiyor diye bakınmıyorsunuz. Haliyle herşey bu kadar hızlı olunca yaklaşık süreyi şaşkınlıkla geçiriyorsunuz. Windows laptopumu wireless ağına dahil etmek için yaptıklarımızdan sonra iMacteki herşeye şaşırabilirim.
- Gerçekte garibime giden tek şey RAMin 4 GB olması. Baz modelde bile bu makinenin 8 GB ile sunulması gerektiğini düşünüyorum.

Haliyle yüzeysel bir değerlendirme oldu. Siz de iMac kullanıcısıysanız hem tavsiyelerinizi hem de yorumlarınızı beklerim.

Bu yazı toplamda 1311, bugün ise 0 kez okundu.

Tasarım yaparken kullandığım Adobe Fireworks CS4 geçtiğimiz gün ilginç bir çökme yaşadı ve ardından açtığımda “An internal error occurred” hata mesajıyla karşılaştım. Hata mesajındaki OK botununa bastığımda aynı hata tekrar çıkıyordu ve bitmeyen bir döngüye giriyordu. Sonunda görev yöneticisinden işlemi sonlandır ile Fireworks kapatılabiliyordu.

Google ve yoğun araştırmalar sonucunda denediğim birkaç işlem içerisinden aşağıdaki işlem benim sorunumu çözmüş oldu.

Sorunla ilgili diğer ayrıntıları incelemek isteyenler için kaynak: Adobe Fireworks General Discussion

Hatanın çözümü

C:\Users\Kullanıcı Adınız\AppData\Roaming\Adobe dizinini açalım. Buradaki Fireworks CS4 klasörünün adını – örneğin “Fireworks CS4_sorunlu” gibi – değiştirelim. Fireworks CS4 tekrar açalım. Şu anda Fireworks CS4′ün hata mesajı vermeden çalışması gerekiyor.

Related Posts with Thumbnails

Bu yazı toplamda 1560, bugün ise 0 kez okundu.

Wordpress kullanılmış ve skD Theme değiştirilerek
Portfolyo.Tema.v1 sürümü hazırlanmıştır.